16 Temmuz 2011 Cumartesi

otobiyografi



Yine yalnız olduğum akşamlardan birinde bana dalgalar arkadaşlık ediyordu..Ritmik bir şekilde kıyıya vuruş sesleri yalnız olmadığımı hissettiriyor, kulağımı okşamakla kalmıyor, ruhumu da okşuyordu..

Aslında yalnız değildim, yalnız hissetmeme sebep olan bir sessizlik hakimdi evde..Evin klasik kadrosundan iki kişinin eksik olması doğal bir sessizlik ortamına sebep oluyordu..En büyük yalnızlığı, kalabalıklarda hissedebilen ben, şimdi  ise sessizliğin içindeki yalnızlıkla meşk ediyordum..

Ne zamandır aklımda olan bir kitap, şimdi elimde büyük bir ilgiyle beni içine çekmişti..Biyografi okumayı sevdiğimi hissettim bir kere daha, özellikle farklı dönemlerde yaşanmış hayatları okurken büyük bir keyif alıyordum..

Hemcinslerimin yakın veya uzak tarihte yaşanmış ama kendi kaleminden anlattıkları hayatları ilgi uyandırıyordu ben de..Bunu  merak olarak nitelendirmeyin ya da meraklılık, bendeki sadece, kişinin hayatını  kendi aktarımıyla okumak..Hatta okurken okuduğumu değil dinlediğimi, duyduğumu hisseder gibi  okumak..

Okurken kendi hayatımdan benzerlikler bulmak, belki de büyük farklılıklar arasında şaşırmak..Yaşadıklarının bir dram içermesi, zorluklardan mücadele ile kurtulup mutlu sonla bitmesi değil beni çeken, dediğim gibi çok mutlu, sorunsuz, güllük gülistanlık bir hayat da, sahibesi tarafından kaleme alındıysa benim için çekici olmuş demektir..

Evet sözünü ettiğim Ayşe Kulin'in  Hayat ve Hüzün serisinden Hüzün..Öz yaşamını anlatırken aynı zamanda Türkiye ve dünyada öne çıkan olaylarla yaşadığı döneme de ışık tutuyor..

Benim içim o kadar sürükleyici ki yarıladım kısa sürede, sonra durdum hayır bir günde bitirmek istemediğime karar verdim..Biliyorum bugün sonunu görürüm..Hiç yapamıyorum ama ağır ağır okumak istiyorum aslında..

"Hayat" yoktu kitabevinde alamadım..Arayı açmadan onu da okumak istiyorum ki hayatı tam manasıyla bütünleşsin bende..Ondan sonra düşüncemi paylaşmak isterim sizlerle..Okurken karar verdim, yapabilir miyim bilmiyorum ama, bir gün kendi hayatımı yazarak da kalıcılaştırmak..Şimdi değil tabi, ömür olursa altmışlı yaşlarımda, gözlükler gözümde belki de titrek ellerle ama şimdi değil..

İlgi duyacaklar vardır biliyorum, özellikle yakın çevremde..Aslında en çok ben merak ediyorum  yaşamımı, yaşarken atladıklarımı, üstünü örttüklerimi, ağladıklarımı, ağlatanları, gülümsetenleri, güldüklerimi, dönüm noktalarımı, keşkelerimi, kendimden sakladıklarımı..Şimdi düşünmüyorum bunları sadece yaşıyorum sessizce..Günü gelince seslendirmeye karar verdim ömür ve sağlık elverirse..

Ve okurken Ayşe Kulin'in çocuklarını düşündüm..Çocukları gibi düşündüm kendimi okurken, kimi zaman gülümsedim, kimi zaman üzüldüm..Bir de çocuklarından dinlemek isterim aslında ya da okumak,  yazar olayları böyle yaşarken çocuklar cephesinde Hayat nasıldı diye?

Şimdi artık vakit okuma vaktidir..Bu kadar söz yeter..



not: burada sözü geçen kişinin fotoğrafı çekildi, en kısa zamanda başka bir postta sizlerle tanışmayı bekliyor :)

                                                      

6 yorum:

  1. güzel yazını da seni de severim nokta

    YanıtlaSil
  2. Aslıııı :) ne güzel bir yorum bu böyle..ne güzel bir günaydın :)

    YanıtlaSil
  3. kelimeler üzerine kurulu yaşam...anlamlı yazı...ellerine sağlık eminecim....

    YanıtlaSil
  4. cicim :)



    marifet ellerimizde, burda bulunan çoğunluk gibi işte..
    teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  5. ve dediğini yaptm cici bu arada...
    yeni blog açtım... öpüldün...
    http://pinaryasampinarimmm.blogspot.com/

    YanıtlaSil

Eğer paylaştıklarım sizde bazı sorular, cevaplar ya da duygular oluşturuyorsa ve onları benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum..
Şimdiden teşekkürler..