Unutmak iyi ki vardı..Kimi zaman unuttuklarımızdı bizi ayakta tutan, kimi zamansa unutamadıklarımızdı bizi geceler boyu uyutmayan..Tamamen unutulmadığı söylense de sıcaklığını kaybetmesi bile işe yarıyordu..Düşünüyorum da büyük acılara unutma olmasa nasıl katlanır ki?..En sevdiklerinin kaybı, felaketler, hayal kırıklıkları, kazalar, travmalar..
Unutma olmasa; güdülen kinler, saçılan öfkeler, haykırılan nefretler ortalığı kasıp kavururdu..Umutlar bir bir yok olur, sadece kötülük hakim olurdu insanlar arasında..
Bu sabah uyandığımda hemen kalkmadım yerimden..Hangi düşünceler alıp beni götürdü bilemeyeceğim ama çok kızdığım, çok yanlış davranışlarına maruz kaldığım biri geldi aklıma..Oysa uzun zamandır belleğime, düşüncelerime uğramıyor, kötü düşüncelerinden, negatif etkisinden uzak kalıyordum istemsiz olarak..Ya beynim beni korumak adına bunu yapıyordu..Ya da ben kendi adıma bilerek yapıyordum..Sonuç olarak ne kadar rahat olduğumu düşündüm, o düşüncelerden uzaklaşarak..
Yaşam kalitesi dediğin şey sadece maddesel konforla olmuyor aslında..En güzeli düşüncelerle gelen konfor..Rahatsız eden, sinirini bozan insanları, davranışları kendinden uzaklaştırarak elde ettiğin yaşam kalitesi, hiç bir lüksle mukayese edilemez bence..Sarayda, köşkte bile yaşasa insan belleği, sinir hücreleri çöplüklerde geziyorsa ne kadar iyi yaşayabilir ki?
Bu bilince gelmem zaman aldı tabi..Yirmili yaşlarda her şey daha bir hızlı yaşanıyor sanki..Her olaya anında tepki veriliyor..Sanki yaşam o andan ibaret gibi davranılabiliyor..İlerisinin de olduğu, her şeyin sahibinin zaman olduğu, kişilerin sadece birer oyuncu olduğu fark edilemiyor nedense..Her şey anlık yaşanıp halledilmek isteniyor..Hal edilemiyor aslında sadece edildiği sanılıp, sinirler bozuluyor..
Sözün özü; ne kadar da mutlu uyandım bu sabah iş işten geçmeden, bana negatif enerji veren insanlardan, düşüncelerden arınmayı başarabilmenin farkındalığıyla güne başladım..Aydınlık, güzel, pırıl pırıl bir yaz gününe merhaba demek istedim..Çürük patatesleri çöp kutusuna atmanın, kokularından ve varlıklarından uzaklaşmanın verdiği hafiflikle..Mis kokular içinde güne uyanmanın verdiği sevinçle..
