gençlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gençlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2011 Perşembe

geleceği bilmek..

                            


İnsanın genç bir kızı olunca, onların dünyasından haberdar olma şansı da oluyor..Dünkü sohbet esnasında baktım da en merak ettikleri kimlerle evlenecekleri..Şimdiki üniversite gençliği, zamane gençleri olmalarına rağmen aklı başında, olgun kızlar ama gelin görün ki hepsinin en büyük merakı bu..

Kariyer planlaması, iş hayalleri, lisans üstü eğitim düşünceleri, bunları öngörebiliyorlar, konuşurken de rahatlar..Öyle aman aman heyecanları da yok ama sıra geldi mi müstakbel eşlere "acaba kim derken" gözlerindeki ışıltılı merak var ya güneş ışınlarıyla baş edebilir derecede..

Seviyorum onlarla konuşmayı, hayallerini dinlemeyi, günü değerlendirmelerini, okul maceralarını, hocalara bakışlarını, arkadaşlık ölçülerini..İçim açılıyor onlara bakınca, bazen umutsuzluğa kapılsam da, onları dinlediğimde çiçekler açıyor gönlümde, umutlar yeşeriyor..


Şimdiki gençler mi şanslı diye düşündüm bizlerin gençliği mi?Artılar iki tarafta da var..Teknoloji, iyileşen şartlar elbette şimdi güzel..Duygular, samimiyet, güven, saygı bizde güzeldi..Değerler vardı herkesçe eller üstünde tutulan..Şimdilerde ise tutan bir elin parmaklarını bile geçmeyecek kadar az..

Böyle baktığımda üzülüyorum gençlerin haline..Çabuk tüketiliyor her şey tamam da aile, dostlar, aşk da öyle kolay harcanacak değerler olmamalı..Zararı yine kendilerine oysa..Bir başkasına yanlış yaparken bilse domino taşı gibi o yanlışın yine kendi önüne geleceğini..Durur düşünür bir daha, yapmazlar belki..

Böyle gençlerle umut beslerken yarınlara bir de içimi karartan, onlar adına gelecek adına düşüncelere daldıran gençler var..Hedefsiz, amaçsız yaşayan ne bugünü anlamış, ne yarını anlamlandırabilmiş gençler..Kayıptalar, kaybettiriyorlar..Kurulu robot gibi yaşıyorlar, dayatılan, önüne konan hedeflerin bile amacını anlamadan yaşayan gençler..

Yazık üzülüyorum hepimizin evlatları adına, yarının anne babaları adına..Her koyun kendi bacağından asılmaz..Bu yanlış bir mantık o gençler birgün bir yerde mutlaka karşımızdalar..Belki bir hukuk bürosunda, belki bir hastanede, belki bir banka da , belki bir pastanede..Belki gelinimiz, belki damadımız, belki çocuğumuzun öğretmeni, belki arkadaşı, belki otobüste yol arkadaşı, belki alışveriş yaptığınız markette kasiyer..

O yüzden ben iyi yetiştireyim çocuğumu, ahlaki dünyevi tüm değerleri vereyim, güzel bir kariyer yapsın, güzel bir hayatı olsun diyemiyorum..Evet belki bunları yapabilirim ama bireysel yaşamıyoruz ki, dünyayı paylaşıyoruz..Elbet hepsiyle bir yerde kesişecek, karşılaşacak hayatlar..

Zincirin halkaları gibiyiz aslında, ne kadar izole edersek edelim kendimizi ekleniyoruz bir yerden birbirimize..O yüzden tüm gençler, tüm çocuklar iyi yetişsin, iyi şartlarda yetişsin, iyi şartlarda yaşasın..Bırakın kendi ülkemizin insanlarını, dünya insanları da bizim yol arkadaşımız..Yol arkadaşıdır yolculuğu güzelleştiren..Varılan noktadan daha çok önem taşır, yol boyunca yaşananlar, etkileşimler..

Aslında ben bambaşka şeyler düşünerek başlamıştım yazıya, başlığından da anlaşılacağı üzere..İyi ki geleceğimizi bilmeden yaşıyoruz diyecektim de olmadı böyle çıktı kelimeler..Neyse o da bir daha ki sefere..

Bu kadar gençlerden bahsetmişken, bayramları kutlu, mutlu olsun..Yüzleri hep gülsün, gönülleri gülümsesin..


Her bayramı ve özel günü kendine atfetmeyi bilen kendimin de, sizlerin de gençlik bayramı kutlu olsun...

                        

28 Mart 2011 Pazartesi

ygs de bitti..

Yüksek öğretime geçiş sınavı, namı diğer YGS..Geçen yılımızın kabusu, bu yıl bile etkisi süren 3 yıl sonra tekrar yaşayacağımız gerçeğin adı..Çoğul eki kullanıyorum çünkü sadece gençler girmiyor sınava, ailelerde başka bir boyuttan katılıyor..

Maddi boyutu geçiyorum, bir şekilde dershanelere veriliyor paralar..İmkanı geniş olanlar çatır çatır özel dersini de aldırıyor..Olmayan da kendi elinden geldiğince çalışıyor..Çalışıyor da onunla da bitmiyor..Sınavdan önceki gece, sabah uyanma, güzel kahvaltı etme, sınav yerine geç kalmama, kimlik belgelerini unutmama şeklinde geliştirilen sendromları var..

Bir sürü gerekçe bulunabilir ya da yakıştırma yapılabilir ama özünde benim eğitim odaklı bir insan olmam var bence..Okul öncesinden beri çocuklarımın akademik gelişimleri ile biraz fazlaca ilgilendim sanırım.Kendi hallerine bırakamadım..İstediğim oldu mu hayır, ama bunları yaparken şunu öğrendim verdiğim emeğin, attığımın her adımın, söylediğim her sözün bir geri dönüşümü oldu bana..Kimi zaman öğretici oldu bu geri dönüşler, kimi zaman da beni doğruladı..

Geriye dönüp baktığımda şu an üniversiteye adımını, istediği bölümde okuyarak atmış bir kız annesi olarak, keşke yapmasaydım dediğim bir şey yok..Bugün konuşurken kendisi saçma bulsa da hala diretmelerimi, onu rahat bırakmamalarımı, mutlaka başarmalısın demelerimi o da biliyor ki bu çabalarla gelindi bu günlere..

Biz şanslı bir anne kız olduk bence..O inat etti ben gezerek, sosyal hayatımdan fedakarlık etmeden hazırlanacağım sınava..Ben inat ettim hedefini yüksek tutmasına..İkimizin de istediği oldu, mutlu sona vardık ama herkes bizim gibi dört ayak üstüne düşmeyebilir..

Sistemi tartışmak bişey kazandırmıyor..Sistem bu ve biz ne yapabilirize bakmak lazım, strateji belirlemek şart bence.Önce doğru hedef..Sonra hedef bilgide saklı, rakamlarda saklı, sürelerde saklı..Bunlar iyi özümsenirse neden olmasın? Bir de insanüstü sabır gerek..Kimliğini, kişiliğini arayan bir genci sürekli aynı şeye odaklamak ve onu orda sabit kılmak için  sabır..

Şunu da atlamayalım, İstanbul gibi renkli  bir kentte sınava hazırlanmak daha bir zor..Her türlü eğlencenin nabzının tutulduğu kentte konsantre olmak da ayrı bir sanat..Bu engelleri aşıp, kapak atarsanız üniversiteye her şey bitmiyor tabi..Tersine yeniden başlıyor..Kısacası sınav, rekabet, çalışma, disiplin hayatın her evresinde hep var oluyor..


Bugün kızımla izlerken televizyonda sınava giren gençleri, umut besleyen, korkan, heyecanlanan, sınav boyunca dua eden aileleri içim bir tuhaf oldu..Biliyordum çünkü onlar için o sınavın önemini, her şeyin etiketlere göre şekillendiği dünyamızda, kalıcı etiketlerden birinin öncesindeki telaşı, umudu, çaresizliği..

Dilerim; sınava hazırlanan herkesin sonucu güzel olur..Dilerim; hayal ettikleri, mutlu olacakları bölümde, kaliteli eğitim alabilirler..Dilerim; bu var olma savaşında kazananlardan olurlar.Kazandıklarıysa sadece akademik başarı değil, insanca yaşamak ve yaşatmak olur..

Biz de ailece yeni ygs adayımız için üç yıllık planları yapmaya başladık bile..Tabi o zamana kadar kendisi de adı da değişmezse..Demek ki yine sabır gerek bize, hoşgörü gerek bize, disiplin gerek bize..
Kısaca engin bir yürek gerek bize..